A Travellerspoint blog

Day 31-32 It's the end of the World, as we know it

semi-overcast 10 °C
View 100 days/ 100 gün on ayca ozer's travel map.

IMG_2836.jpg
When we decided to head out to South America, we never really meant to travel thru Patagonia because it seemed to be a big detour from our initial route to cover the middle parts of the continent, but after being on the road for a few weeks, we figured this would be a great opportunity to do it, or we would feel sorry for the rest of our lives, perhaps...
Patagonia, as mostly seen on documentaries, is a very special land with its dull looking steppe vastness, rich flora and fauna with numerous antipodean animal species, glorious mountain ranges that offer exceptional hiking opportunities even for us city slickers and excessive expensiveness geared towards tourism.
We bit the bullet and made it down to Ushuaia, Argentine capital of Tierra Del Fuego, aka El Fin Del Mundo-The End of the World! Or The "Southernmost city" in the world (Port Williams, Chile, only accessible by boat or plane, is actually 30 mins farther south than Ushuaia, across the Beagle Channel, but their PR people failed to come up with "the" punchline back when).
90_IMG_2827.jpg
Crisp air welcomes you as you step out of the Alpine chalet looking airport in Ushuaia. Winter jackets prove to be essential. We watched the setting waiting for a cab, numerous snow capped mountains surround the port town, short forests circle mountain necks, colorful city laid out on the bottom of the hills.
We arrive at our host's house to find a note on the door telling us that he is out to pick up his wife Marta from the airport and the door is unlocked for us to go in and make ourselves comfortable. So we do. In about 10 mins our hosts appear at the door and we welcome them to their own Casa de Tulipanes, named after Dutch tulips planted in the garden, a touch to remind our host Jack of his hometown. After a brief intro, we are told that there is Turkish coffee and a proper copper "cezve" to make it in the house! so we take the opportunity to really make ourselves feel at home. Jack is eager to have some coffee as he has never tasted it before, and hearing that, one little cup of coffee will reveal his future makes him a little nervous at the beginning, but he later gets in the mood once he understands the "tricks" of the trade.
90_IMG_3044.jpg
Next up was the usual city tour to figure out what's where and to plan the upcoming days. Many excursion options start spinning our heads and finally decide to head out to sea for some animal watching and other bits (will be covered later in a separate entry).
In the meantime, thanks to a fellow RIPA member, via email we are advised to head down to Ushuaia Rugby Club to watch the Seven El Fin Del Mundo; obviously southernmost rugby sevens tournament in the world, and we do as we're told. Played at the end of the regular southern hemisphere season, this tournament brings in a bunch of regional teams as well as very promising U16 and U18 boys teams, providing a great family event.
IMG_3057.jpg
Later at the prison museum we see that, Ushuaia was first set up as a penal colony in the 19th century. Convicts who thought it might be a better deal to go down to Ushuaia instead of getting locked in a barrio cell in Buenos Aires, rushed down to here with the idea of having some sort of a freedom compared to the "El Barrio Prison" by the docks. Some convicts even married women who moved here seeking stability.
90_IMG_3096.jpg
In any-case, Ushuaia does feel like the end of the world as it is relatively easy to get to, but it's difficult to get out, at least for us, as we're stuck in town for one more day since the one and only bus out is fully booked. So we end up staying an extra day in Ushuaia, and it turns out to be a much needed relaxing day at House of Tulips watching the late late sunset out the window on one of the longest days of the year.
IMG_3131.jpg

Posted by ayca ozer 19:18 Archived in Argentina Tagged del prison fin coffee patagonia jack rugby mundo ushuaia marta Comments (0)

30. Gun: 1 ay doldu !!!


View 100 days/ 100 gün on ayca ozer's travel map.

Blog bir hafta arkadan geliyor. Yazi 30. Gune ait olsa da biz 37. gun sularinda bambaska bir iklim ve ruh halindeyiz.Her ne kadar onceden planlasak desek de artik isin ucu kacti. Onceden planladigimiz son sey 30. gunku Ushuaia ucagiydi. Yani noel ya da yilbasi nerdeyiz kac gun kaliyoruz hepsi el yordami..(bu sekilde gecen ve henuz bloga yansimamis son haftamiz cok keyifliydi, belki de alistik:))
IMG_6014.jpg
Genelde bir yere vardigimizda, kesife rehberimizi okumus ve varsa ev sahiplerimizden ipuclarini alarak basliyoruz. Yine varsa turizm info, otobusle kent turu gibi klasik yontemlerle de hic burun kivirmiyoruz.
IMG_5277.jpg ( hatta neden istanbul, new york, londra gibi bildigimiz kentlerde de yapmadik dedik, herhalde cok bilmislikten :))

Fotograflarimiz zihnimizi taze tutuyor. Ozer daha cok detay calisiyor.
90_IMG_5121.jpg
Flora fauna yeni gozdesi.
IMG_7129.jpg
IMG_7130.jpg Mumkun oldukca gpsle nokta dusuyor.
Ben, tutturdum fotograflari bir baglama oturtucam diye.. Adim adim sureci hikayesi olsun seklinde cekiyorum.
90_IMG_5787.jpg
Selfie, panaroma diger gozdelerim. Bir de tam tweeterlik kategorim var :)) o da bazen tutuyor.. Ratinglerinizle variz:))

Sonra coook uzun otobus yolculuklarinda blog sayfalarimizi yaziyoruz. Otobus yolculuklarini seviyoruz, bize bir yerden digerine gecerken sindirme firsati veriyor..
Sonra da ilk wi-fi olan yerde yukluyoruz..
90_IMG_5889.jpg
Not. Sizlerden okudukca gelen tepkiler, fotograflara yorumlar cok guzel. Bizi hem heveslendiriyor hem de -memleket gundemine karsin - paylasmaya sevk ediyor :))

Blogumuzu okudukca aska gelen bir okuyucumuzun siirinin iki dortluguyle sizleri selamlariz :))

DÜNYANIN ÖTE YARISI
EKVATORUN AŞAĞISI
BURDA KIŞ İKEN
YAŞIYORSUNUZ ORDA YAZI

GÜNEŞİN PEŞİNDE
MECERASI YÜREĞİNİZDE
YOLLARIN ÜSTÜNDE
100 GÜNE BİTECEK
BİR RÜYA İÇİNDE ..

Not. Noel'de Arjantin, El Calafate'deyiz :)) Feliz navidad!

Posted by ayca ozer 18:52 Comments (0)

29. Gun: Fakir ve gururlu Uruguay! Ama...

all seasons in one day
View 100 days/ 100 gün on ayca ozer's travel map.

Ilk gunden beri Uruguay bize acaba ben burada yasabilir miyim dedirtti. Ulkenin at ve et yetistiriciligine dayanan ekonomisi, suyun ve benzinin cok ucuz olmasi. Egitimin ve sagligin hala ucretsiz ve yuksek standartta olmasi. Ulkenin baskentinde yasayip is cikisi plaja gidebilmek. Yollar evler dokulse de halkinin mutevazi, fakir ve gururlu olarak tanimlayabilecegimiz karakteri :))
90_IMG_2710.jpg

IMG_2654.jpg Brezilya'da acaba burada yasayanabilir mi hissi bile gelmemisti.. Sao Paolo'lu arkadasimizin "orada kendilerini Avrupali saniyorlar" dedigi Arjantin'e gecince acaba sorulari basladi. Buenos Aires ve ozelinde Palermo mahallesinde, belki burada yasanabilir demeye baslamistik... Arkadasimiz cok hakliydi, Avrupali olan bircok seyi ile Buenos Aires bize asinaydi. Kentte hemen uyum sagladik ve keyfini cikardik.
90_IMG_2684.jpg
Oysa Uruguay'lilar da Arjantinlileri burnu buyuk ve fazla pariltili buluyorlardi, kendilerini ise emin ve rahat. Bu rahatlik bize de iyi geldi, sonucta kendine yetme ihtimali yuksek bir ulkedeydik. (Ulkede kagit toplayarak gecinen aile sayisi 1500 mus)
90_IMG_2736.jpg

Ustune ustluk Mandela'nin yitip gitmesi ardindan bu dunyada ardindan aglanacak lider kaldi mi sorumuza alternatif bir yanit gibi gorulen Jose Mujica'nin varligi ve uygulamaya koydugu politikalar zihin kurcaliyordu. ( bkz. Guardian 13.12.13 Tarihli roportaj).Kurtaj ve ayni cinsiyet evliliklerine verdigi destegin ardindan gectigimiz hafta devletin marihuanna uretmesine yonelik yasayi cikardi. (Ozellikle su gunlerde memleketimizde gordugumuzun aksine) basbakanlik sarayi yerine Montevideo periferisindeki bir barakada yasiyor, yetistirdigi cicekleri hala Pazar gunleri semt pazarinda satiyor. Maasinin 4/5'ini ihtiyaci olanlara dagitiyor....

Ama....
Tabii ki her devlet baskani gibi kuresel pazarla yuzlesmek yani ulkenin ekonomisini idare etmek zorunda.

Komsusu Arjantin, kuresel pazarin sartlari ve dis borclarla basedebilmek adina icine kapanmis (ya da halki kapatmis!) yerli mali yurdun mali diyor. Ulkeye kuresel markalarin girisi zor ve kisitli. Bu durum her ne kadar yaraticiligi koruklese de, enflasyon yuksek ve dengesiz. Halk devlete guvensiz. Hayatlar hergun devletin resmi Arjantin dolari kuru ile karaborsanin Mavi dolarin kuruna gore sekilleniyor.
Bu durum, Arjantinlilerin sanki bir vilayetleriymiscesine muamele ettikleri Uruguay'a da yansiyor. Poertoneolar, gunde 300 ABD dolari ile kisitli haklarini Uruguay'daki ATMlerden 6 dolar komisyon karsiligi cekebilmek icin Uruguay'a geliyorlar. Uruguay'in turim, mavi dolar piyasasina ek olarak sahip oldugu casinolar ve simdi de marihuanna pazariyla, Latin Amerikanin Tahtakalesi olmasi kacinilmaz gibi gorunuyor.

Tum bunlara karsin, Baskan Jose'nin esas bas etmek zorunda oldugu ise halkinin yeni yeni pencesine takildigi tuketim canavari. Roportajda dedigi gibi, kendi halkindan onun gibi mutevazi bir hayat surdurmelerini beklemek naifliginde degil. Araba kredisi, insaat, mutenalasma vb. kuresel tuzaklariyla tanisan Uruguaylilar hem eski konfor sartlarini surdurmek hem de tuketerek kuresellesmek istiyor...

Bize bir -suana kadar gorduklerimiz uzerinden- Latin Amerika analizi yaptiran bu yazinin AMA kismininin bixi etkileyen tarafini anlatmak icin ev sahibemizin ovguyle bahsettigi amcanin hikayesi yeterli.

Senelerdir ev sahibimiz ve oglunun kopelerini gezdiren, ev anahtarlarina sahip ve evin ihtiyaclarini karsilayan bu becerikli adam gecinebilmek icin her turlu ise kosturuyor. Ancak 15 yasindaki oglu istedigi Nike ayakkabilar alinamadigi icin liseye baslamiyor. Genc okusun diye baska alternatifler aranir ve yaratilirken, bir gun genc ev sahibemize "aslinda cani hic calismak istemedigini" soyluyor. Biz oradayken babasi bu seferde evine flat-line televizyon almak icin kosturmaya devam ediyordu.

Su ana kadar max. empatiyle anlattigim bu hikayenin bize dokunan ucuysa, Uruguay'dan donmeden onceki aksam odamizdan paralarimizin- sadece Amerikan Dolarlarimizin- calindigini farketmemiz oldu. Yani Turkiye'yi yolsuzlukla vuran dolunay Latin Amerika'da bizi benzer sekilde ama farkli olcekte carpti...

Sonrasi durumu ev sahibine bildirmemiz, onun hizli bir sokun ardindan hemem ATM 'ye gidip gunluk dolar limitiyle zaratimixi katsilama cabasi oldu. Kendimizi en guvende hissettghimiz, hatta tatile bile basladigimiz bu sehir ve evde geceyi bir sekilde gecerip, tum guven ayarlarimiz allak bullak olmus sekilde Buenos Aires'e donduk. Donuste bizi bir otel bir kac muze, mutenalastirilmis liman bolgesi, guzel kahve ve yemek pakladi. Ushuaia ucagina binmeden once Uruguayli ev sahibesinden gelen mail, alarm sirketi kayitlarindan durumun netlestigi, tum ev anahtarlarinin degistigi ve odaya kasa kondugu seklindeydi...

Posted by ayca ozer 05:51 Archived in Uruguay Tagged america jose latin globalisation mujica Comments (1)

26-28 gunler: Uruguay'da 2013'un son plaj keyfi

sunny
View 100 days/ 100 gün on ayca ozer's travel map.

Buenos Aires'den bir deniz tasitiyla Urugay'a gecebilme fikri bizi bastan mestetmisti. Ulasim fiyatlari cok yuksek olmasina karsin Cumartesi (14 Aralik) sabahi icin biletimizi alip Sali gunu donmek uzere uc gunluk ce-eee turumuza (long weekend) basladik.
Resmi olarak Guney Yarim Kure'de yaz sezonu 25 Aralik'da aciliyormus.. Istanbul'da sezonu karsilamak icin adadaki evini onceden acanlar misali Arjantinlilerle denizotobusune dolustuk.
Buenos Airesliler, Uruguay'i sayfiye olarak kullaniyorlar. Vaktiyle Uruguay'in en populer noktasi Punto del Este simdi onlarin. Biz Istanbullularin Cesmeyi isgali gibi dusunulebilir. Uruguaylilar bu durumdan hic memnun degil, ama ulke ekonomisi, pahalilik dusunulunce Uruguay'li eski bir aile yazligini 3 ay kiralayarak butun yil gecinebiliyor.
Buenos Aireslilerle dolustugumuz deniz otobusuyle bir saatlik yolculuk ertesi Colonia'ya variyoruz. Sonra 2,5 saatlik otobus yolculuguyla baskent Montevideo'ya ulastik.
Yine bir airbnb evinde kalacagimiz icin atladik taksiye. Ben diyeyim Demircikoy, siz deyin Alkent 2000, sehir merkezine 30 dakika uzaklikta havaalani ve plajlara yakin bir villaya ulastik. Su ana kadar kaldigimiz en tarz ve luks ortami bize sunan ev sahibimiz yaklasik 40 yil Karayipler ve Los Angeles'te yasamis bir kadin tasarimciydi.
IMG_5929.jpg
Eve girer girmez bahcesindeki sezlonglarda yudumladigimiz soguk ickilerimiz ve birbirinden guzel 3 kopegini de gorunce biz de "sonunda" tatil moduna gec(ebil)tik!!! Ve Ozer gunun onerisini patlatti: "bu ogleden sonrayi plajda gecirelim mi?" :))
Nitekim Uruguay'da kaldigimiz uc gun boyunca sayfiye hayatinin - 2013'un son gunes+ denizinin- keyfine vardik.
Vardigimiz gun eve yakin diye yuruyerek gittigimiz bir halk plajiydi. Bizim vardigimiz saatlerde, plajda mevcut olan kalabaliga, is cikisinda bisikletlerine sezlonglarini ve Mate cayi termoslarini sikistiran halk da ekleniyordu. Acemilik, gel-gitin islattigi kumlara havlularimizi serince kisa zamanda usuyup donduk. Deniz suyu-Kilyos misali dalgali oldugu icin- kahverengiydi. Cok albenisi yoktu. Ama bize ilac gibi geldi. Donuste markete ugradik ve o gece Ozer taco pisirdi. :)))
90_IMG_5919.jpg
Pazar gunu kendimizi tarihi kent merkezine attik. Ogle saatleri 34 dereceye ulasan sicaklik altinda lokantalar disinda her yer kapaliydi. Yine benzetmek gerekirse limanin bir tarafi bizim Bankalar Caddesi'yle Karakoy, diger tarafi Tarlabasi misali. Her iki tarafta mutenalasma emareleri var ama dereceleri farkli. Bankalar caddesi cevresinde restorasyon ve butik oteller artista.
IMG_5980.jpg
Yerli halkin ve denize bakan toplu konutlarin garip bir sekilde bir arada oldugu diger tarafin gelecegi umariz ki Tarlabasi'na benzemez, cunku hem binalar hem de pazar sicaginda evlerden yukselen muzik ve kahkalar cok guzel.
90_IMG_5953.jpg
Montevideo'ya giden her turistin yaptigini yaparak-kesinlikle pisman degiliz- eski meyve-sebze halinin icine konuslanmis et lokantalarindan birine oturduk. Disardaki sicaga ragmen sadece mangali izlemek bile doyurucuydu... :))
IMG_5944.jpg
Yediklerimizi eritmek uzere yavas yavas kentin ana caddesini takip ederek yukari mahallelerine tirmandik. Karsimiza cikan tarih yuklu gururlu meydanlar ve pazar gunu halkin doldurdugu civil civil parklar cok guzeldi.
IMG_6020.jpg
Montevideo, Latin Amerika'nin 2013 yili kultur baskenti. Nasildi sorusuna cevaben normal zamanlarda goremeyecegimiz bircok sanatci geldi, etkinlik izledik cevabi geldi..
Malum Noel yakin, yilbasi yaklasmakta, kenti ve parki senlendiren bir durum. Ogrendigimize gore devlet, sanatcilara para veremese de boyle gunlerde kamusal mekanlari acip, park ve meydanlari suslemelerini saglayarak destek oluyormus.
IMG_6016.jpg
Biz kenti bir bastan diger basa katetmeyi tamamladigimizda sokak arasi pazari toplanmis, sokaklar yikaniyor, pazarcilar da bir kenarda biraliyordu. Az otede mahallenin bale okulunun gosterisi icin upuzun bir kuyrukta insanlar tatli tatli sohbet ediyordu.
IMG_6034.jpg
Bu low- key/ mutevazi yasami birakip, bizi eve goturur tahminiyle bir otobuse atladik. Sonunda eve varamadik ama gunun surprizi fiyakali (East Hampton benzeri) bir mahalle ve enfes bir plaja ulastik. Otobuste bize muzik ziyafeti ceken sokak calgicisi da artisi.
90_IMG_6040.jpg
Plajda gunesin batisini izleyecegiz derken zaman gecmis. Ertesi gun gunes yaniklarimizdan anladik :))
90_IMG_6046.jpg
Mahalle bu kadar luks olunca hazir sushi ve wrapten olusan yemeklerimizi alip bir taksiyle bahcesine bayildigimiz evimize gectik.

Uruguay'da son gun, Arjantililerin yazlikci oldugu Punta del Este yollarina koyulduk. Buranin onemi burnun bir tarafinin resmen Atlantik okyanusunu kucakliyor olmasi. Rio'da giremedigimiz okyanusa sonucta dalacak olmanin heyecaniyla kendimizi plaja attik. Ve tum gun plajda kaldik. . .
90_IMG_6104.jpg
IMG_6077.jpg
Okyanus, Iguazu selaleleri vari ucsuz bucaksiz sonsuz bir doga harikasi.. Dalgalarin icinde eglenmemek imkansiz. Gordugumuz birkac renkli denizanasina ragmen bolca suya girip ciktik.
IMG_6093.jpg
Benim son donem terapi parcam the Ocean'da Richard Hawley'in dedigi gibi : "beni okyanusa birakin, cunku okyanusun yanindayken dunya gayet iyi!" :))

Posted by ayca ozer 18:53 Archived in Uruguay Tagged ocean beach punta del este montevideo Comments (0)

Day 24-25 "Good Airs"

sunny 33 °C

IMG_2626.jpg
Upon arrival to Buenos Aires, we saw a bunch of very familiar looking unfamiliar faces, whose Mediterranean features are unique on this continent, whose European attitudes make them, well, very European-like.

We took the suburban train to Palermo, on familiar looking crammed cars that don't have closing doors, where you risk pulling somebody off with you on a sharp turn if you happen to be holding on to your money in your pocket instead of the grab bar.
90_0C6F050C2219AC6817C2E431037FC28A.jpg
Walked the streets of Palermo Soho, where sidewalks are uneven, cracked, littered, but packed nevertheless. Folk minding their own business in numerous mom and pop confectionary stores and in old obscure passage gallerias, reminiscent of commerce oriented small local business times of the past.
90_IMG_2630.jpg
Dodged erratic traffic on narrow tree lined streets of Palermo, and around parks of Recoleta flanked by wide boulevards. Traffic lights are mere urban furniture when the pedestrians and drivers take the initiative to determine the right time to cross, or right of way is what you make of it.

Argentine rock blasting out of a taxi; Grace Jones on air at the Chinese run grocery store, rock show ads plastered on street walls; music definitely has a special place in people.

On pedestrianized Florida Avenue shopping strip got introduced to the local "blue" dollar, the unofficial, and supposedly illegal street exchange rate for the pesos. Young Argentinian lads and lasses stand around all day on Florida, repeating the words "cambio-cambio-cambio" non stop, trying to attract tourists and non-tourists for a blue rate that's roughly 30% higher than what the government wishes.
IMG_2636.jpg
Satisfying and economic "Ejecutivo" steak, fish or chicken set meals from the parilla barbeque are abundant at mostly classic restaurants, for those who wish to spend their cash wisely that is, otherwise one risks the inevitable credit card "surcharge"at non-blue dollar rate.

Startled by the random fireworks and drum rolls on streets; apparent signs of a football game happening that day. On match days, hoards of fans in their one of a kind jerseys might just stop in a random corner of a street or in a train station or wherever, and start rehearsing match time songs, chants and music. After a five minute ruckus, they would turn around and head towards the stadium again.

Tango whether on the streets or in theaters, is the symbol of passion for life in daily life. Elegant grace and unconscious sadness it embodies, are true life substance the daily life thrives on, despite all the misfortunate results it yields upon its people. It is seems as it is synonymous with the porteno (people of the port) outlook on life.
90_IMG_2645.jpg
In the meantime, at Museo de Arte Latinoamericano de Buenos Aires, apparently "The man with an axe and other brief situations" had started it all. The axer is solely responsible for the array of concurrent life stories mixed up and shaken, cracked, broken, dumped out, faded away, then forgotten, and then remembered, vaguely, but all somehow tied up together by a simple thread. Passion for life thrives on this chaos created by the convergence of numerous phenomena in this city.

"The man with an axe and other brief situations" by Liliana Porter at MALBA:
http://www.youtube.com/user/museomalba#p/a/u/0/ZxIEaO7eU9g

Posted by ayca ozer 07:24 Archived in Argentina Tagged music rock tango buenos aires palermo recoleta axe porter grace jones malba puerteno liliana Comments (0)

(Entries 46 - 50 of 69) « Page .. 5 6 7 8 9 [10] 11 12 13 14 »